YOLUN SONUNDA EV VARSA,HİÇBİR DENİZ YETERİNCE UZAK DEĞİLDİR.
Tanrılar öfkelenebilir, denizler kabarabilir, canavarlar yolunu kesebilir. Troya’nın yıkıntılarından başlayan yolculuk, Odysseus’u Kiklopların mağaralarından Kirke’nin büyülü dünyasına, Sirenlerin ezgilerinden Scylla ile Charybdis’in ölümcül sularına sürükler. Homeros’un binlerce yıl önce anlattığı Odysseia, dünya edebiyatının en eski ve etkili destanlarından biridir. Tanrılarla insanların, kahramanlarla canavarların iç içe geçtiği bu büyük eser; maceranın yanı sıra dostluğu, sadakati, aileyi, cesareti ve insanın kader karşısında kendi yolunu bulma çabasını anlatır.
YAZAR HAKKINDA
HOMEROS
Homeros, Antik Yunan’ın en büyük ozanlarından biri ve dünya edebiyatının en eski ve en etkili eserleri arasında yer alan İlyada ile Odysseia destanlarının geleneksel olarak kabul edilen yazarıdır.
Homeros’un hayatı hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Nerede doğduğu ve tam olarak ne zaman yaşadığı bilinmese de genel olarak MÖ 8. yüzyılda yaşadığı kabul edilir. İzmir, Sakız Adası ve Batı Anadolu’daki bazı kentler, Antik Çağ’dan beri Homeros’un doğum yeri olduğunu ileri sürmüştür. Geleneksel anlatılarda ise Homeros, görme yetisini kaybetmiş gezgin bir ozan olarak tasvir edilir.
Homeros’un yaşadığı dönemde şiirler çoğunlukla yazılı metinler aracılığıyla değil, sözlü gelenek yoluyla aktarılıyordu. Ozanlar, uzun destanları ezberleyerek kuşaktan kuşağa aktarıyor ve anlatıları geleneksel şiir kalıplarıyla yeniden şekillendiriyordu. İlyada ve Odysseia’nın da bu sözlü gelenek içerisinde uzun yıllar boyunca geliştiği ve daha sonra yazıya geçirildiği düşünülmektedir.
Homeros’un yaşamına dair belirsizlikler günümüzde de devam etse de eserlerinin dünya edebiyatı üzerindeki etkisi tartışılmazdır. Kahramanlık, savaş, kader, sadakat, öfke, özlem ve insanın zorluklar karşısındaki mücadelesi gibi evrensel temaları işleyen bu destanlar, binlerce yıl boyunca edebiyatı ve sanatı etkilemiş; Homeros’u dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri hâline getirmiştir.